Kültür SanatManşetlerÜlkeden

Can KUZGUNUN oyunu “SALİH BOZOK OLMAK”

Atatürk'ün başyaveri Salih BOZOK anlatıyor.

Atatürk‘ün başyaveri Salih BOZOK anlatıyor.
Birlikte yaşadıkları zorluk ve mücadele, Kimi zaman ve yokluk ve acı, Mustafa Kemal‘in ölümüne dayanamayıp saatler sonra canına kıymak isteyen çocukluk arkadaşının dramatik hikayesi. Onun özel hayatında ki kadınlar olan Fikriye ve Latife’ye en yakından şahit olmuş isim. Seyircisiyle buluşmaya devam ediyor.

Can Kuzgun kimdir?
2 Mart 1996 yılında Kars’ta doğdum. İkizim Kübra’yla doğmuşuz. 2 ay sonra İstanbul’a gelmişiz, İstanbul’da yaşıyorum. 9 yaşındayım hikâye, roman, tiyatro yazıyorum. İlk okuyucumdu Melike ablam, hep ona okuttururdum. Evde tiyatro yapardım, 14 yaşındaydım ilk tiyatro oyunumu oynadığımda o günden sonra tiyatroyu bırakamadım. “Sahne tozunu yuttuğunda bir daha bırakamazsın” dedikleri doğruymuş.

Hangi oyunlarda yer aldınız?
İlk Aşık Veysel’i anlatan bir oyunda yer aldım 14 yaşındaydım Aşık Veysel rolünü oynadım.
Hepsini sayamıyorum 10 yıldır bu işin içindeyim 14 yaşımdan 24 yaşıma kadar hep proje yaparak oynayarak geçti. Yer aldığım birçok oyun oldu bir ara kısa filmler çektim. 24 yaşıma geldiğinde özümdeki potansiyeli keşfettim. Yazabiliyorum oyunculuğum var o halde kendim üretmeliyim dedim. Filizlenmesi için bir tohum ekmem gerekliydi. Oturup rol belemek yerine kendim yazdım kendim oynadım. 2019 yılında Salih Bozok “Mustafa Kemal’im” tek kişilik bir oyun benim organize ettiğim yazıp oynadığını bir oyun. Ses getiren bir oyun oldu haberlere ve dergilere konu oldu ve bu oyunla tiyatro sektöründe tanınmaya başladım.

Genç ve çocukluktan yetişme bir tiyatrocu olarak yaşadığınız zorluklar ve bulunduğumuz zamandaki tiyatroculuğa bir eleştirileriniz var mı?
Türkiye’de tanınan oyuncuların tiyatroları izleniyor ama tanınmayan oyuncuların tiyatro oyunları izlenmiyor. Bizim halkımız tanınan oyuncuların tiyatro oyunlarını tercih ediyor ve bunu daha çok onları görmek için yapıyorlar, fakat dışarıda bu durum böyle değil Avrupa’da Amerika’da insanlar tamamen oyunun hikâyesine bakıp öyle gidiyorlar ve salonları dolduruyorlar. Bu nedenle bizde tanınan kişileri sahneye koyuyoruz onlar üzerinden fikir ve eserler üretiyoruz bu şekilde belli bir izleyiciye ulaşabiliyoruz. Bu nedenle tiyatroya giderken tanınan kişi veya oyundan ziyade hikâyeye bakmamız gerektiğini düşünüyorum bir izleyici olarak bende böyle yapıyorum hikâyesi merak ve heyecan uyandıran oyunları tercih ediyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu